selahattin demirtaş
02.06.2017 03:17
ikinci resmini de yapmış;
www.diken.com.tr
18.06.2017 19:43
dün birgün için "cezaevi kullanma kılavuzu" kaleme almış olan hdp lideri;
www.birgun.net #selahattindemirtaş
29.06.2017 02:14
nuriye gülmen ve semih özakça'dan açlık grevlerini sonlandırmalarını istemiş olan hdp eş genel başkanı;
www.diken.com.tr
“Açlık grevine başlama ve bitirme kararı sizlerin özgür iradesine tabi. Bununla birlikte milyonların iradesini temsil eden bir siyasetçi dostunuz olarak açlık grevini sonlandırmanızı rica ediyorum”

gülmen;
“Açlık grevimizi sonlandırmamız için yapılan iyi niyetli çağrıların insani olduğunun farkındayız ancak biz kararlıyız, uğradığımız haksızlık telafi edilinceye kadar devam edeceğiz”

özakça;
“Açlık grevimizi önce zor kullanarak şiddetle sonlandırmak istediler olmayınca bizi talimatla tutukladılar. Bu şekilde direnişimizi sonlandıracağımızı düşündüler ama yanıldılar. Biz vicdanlarda kazandık şimdi sırada hukuken de haklı olduğumuz davamızı kazanmak var. Daha önce iki savcı bizi tutuklamazken üçüncüyü getirdiler, sırf bizi tutuklamak için. Daha tutuklama olmadan bizler hakkında karar çıkarıldı. Talimatın nereden geldiği ise belli.” #nuriyegülmen #semihözakça
24.07.2017 00:57
bir şiiri paylaşıldı;
www.diken.com.tr

Şengal’in yiğit çocuklarına

Şengalde ışid tarafından katledilenler ve barbarlığa kahramanca direnenler anısına

Akıp giden zamanın bıraktığı tortuda
Kök salmış büyüyen, inatçı asmalar da var
Kadim geçmişin hüzün dolu masalında
Bizden de bir parça, kana doymuş bir yer var

Her rüzgâr sevda kokusu taşımaz ki bağrında
Gonca gül dallarını savuranı, kıranı da var
Bırak efsaneler anlatsın imkânsız aşkları
Yollar uzun olsa da her hasretin bir sonu var

Lâl’ın tadında arama büyüyü, rengindedir
Daha değmeden dudağa, mest edeni de var.
Ninova’nın öksüz çocukları gibiyiz hepimiz
Peşimizde fermanlar, düşümüzde dağlar var.
twitter.com #selahattindemirtaş
08.09.2017 13:46
akademi, hukuk, medya, siyaset ve sanat dünyasından 1000 kişiye mektup göndermiş;
www.diken.com.tr
“1. Milletvekili için Anayasa tarafından öngörülmüş iki farklı koruma müessesesi vardır. Bunlardan birincisi, Anayasa’nın 83/1 Maddesi’ndeki ‘Mutlak Sorumsuzluk’ müessesesidir. Buna göre milletvekilleri TBMM’de söyledikleri sözlerden ve bunları dışarıda tekrarlamaktan asla sorumlu tutulamazlar. Milletvekilliği sona erse bile sorumsuzluk yaşam boyunca devam eder.

Bizim hakkımızda düzenlenen fezleke ve hazırlanan iddianamelerin neredeyse tamamı bu kapsamdadır. Örneğin benim hakkımdaki iddianamelerin büyük çoğunluğu TBMM’de yaptığım ve dışarıda tekrarladığım konuşmalardan ibarettir. Ancak savcılıklar ve mahkemeler meselenin bu yönünü araştırmaya bile gerek duymadan hakkımızda dava açıp tutuklama kararı verdiler. Oysa Anayasa’ya göre bırakın tutuklamayı, hakkımızda soruşturma bile yürütülemez.

2. Milletvekili hakkındaki ikinci mekanizma ise Anayasa’nın 83/2 Maddesi’nde düzenlenen ‘Dokunulmazlık’ müessesesidir. Bu maddeye göre milletvekilinin konuşmaları ve sözleri dışında kalan fiil ve eylemleri güvence altına alınmıştır. Milletvekilinin suç teşkil eden fiil ve eylemlerinden yargılanabilmesi için dokunulmazlığın dönem sonuna kadar veya yargılama sonuna kadar kaldırılmış olması gerekir. Oysa 20 Mayıs 2016’da dokunulmazlıkların kaldırıldığına dair Anayasa’ya konulan Ek 20. Madde ile dokunulmazlıkların 20 Mayıs 2016’dan önceki soruşturmalar için kaldırıldığı, o tarihten sonra ise bütün milletvekillerinin dokunulmazlıklarının olduğu gibi devam edeceği kabul edilmiştir.

Burada vahim bir hata yapılmıştır. Dokunulmazlıklar ileriye, dönem sonuna kadar değil, geçmişe doğru kaldırılmıştır. Yani şu anda dokunulmazlıklar hem vardır, hem yoktur. Biz tutukluyuz, ama dokunulmazlıklarımız devam ediyor gibi garip bir durum ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla yargı makamlarının, yargılama esnasında dokunulmazlığı devam eden bir milletvekilini yargılaması gibi ciddi bir ihlal ortaya çıkmıştır.

Örneğin biz cezaevinde ya da mahkeme salonunda herhangi bir suç işlesek, hakkımızda soruşturma bile açamayacaklar. Sadece hakkımızda dokunulmazlığın kaldırılması için fezleke düzenleyip, TBMM’ye göndermeleri gerekecektir. Dolayısıyla biz dokunulmazlıklarımızın kaldırılmadığını ve yargılanamayacağımızı iddia ediyoruz. Yargılansak bile dokunulmazlıklarımız devam ettiği için hakkımızda hiçbir yargılama tedbirinin uygulanamayacağını söylüyoruz.

3. Dokunulmazlıklarımız 20 Mayıs 2016’da kaldırıldı. O tarihte biz bu taraflı ve adil olmayan yargının bizi hukuk çerçevesinde yargılayamayacağını, yukarıda belirttiğimiz 1. ve 2. maddelerdeki gerekçeler nedeniyle yargılanmamızın mümkün olamayacağını belirterek ifade vermeye gitmeyeceğimizi duyurduk. Biz asla ‘Yargıyı tanımıyoruz ve meydan okuyoruz’ demedik. Hükümet çevreleri ise yargıya herkesin güvenmesi ve herkesin bu bağımsız yargıya hesap vermesi gerektiğini belirttiler.

Aradan iki ay geçti ve 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşti. Bu bağımsız ve tarafsız dedikleri yargının yaklaşık 4500 üyesi terör örgütü üyesi olmak gerekçesiyle bizzat hükümet tarafından görevden alındı. Yani açıkçası, 20 Mayıs 2016’da dokunulmazlıklarımızı kaldırarak bizleri FETÖ yargısının önüne attılar. Her ne kadar bunlar şu anda görevde olmasa bile, bunların hazırladıkları fezleke ve iddianameler ile yargılanıyoruz. Şimdi de AKP yargısının baskısı ve basıncı altında yargılanmamız devam ediyor.

4. Anayasa Mahkemesi’nin milletvekilinin tutuklu yargılanmaması gerektiğine dair açık içtihadı hem yerel mahkemeler hem de bizzat bu kararı veren Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça ihlal edilmektedir. (bkz. AYM Balbay Kararı)

5. 4 Kasım 2016’da, gece yarısı evimize baskın yaptırarak bizi gözaltına alıp tutuklayacak kadar aceleci olan yargı, aradan 10 ay geçmiş olmasına rağmen halen yargılanacağımız mahkemeyi ve duruşma gününü belirlememiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere, acilen tutuklanmamız yargının değil, siyasetçilerin ihtiyacına binaen yapılmıştır.

6. Anayasamıza göre milletvekilleri, haklarında kesinleşmiş hüküm olsa bile cezaevine konulamaz. (Anayasa 83/3 Md.) Ancak milletvekili sıfatının sona ermesiyle birlikte hüküm infazına başlanabilir. Düşünün ki, milletvekillerinin yasama görevleri, seçme-seçilme hakları ihlal edilmesin diye, Anayasamız kesinleşmiş bir hükmün infazını bile milletvekilliğinin düşmesinden sonraya bırakılmasını emrediyor. Oysa bizler sorumsuzluk kapsamına giren konuşmalarımız nedeniyle 10 aydır tutukluyuz.

7. HDP’ye yönelik yargısal ihlal milletvekilleriyle sınırlı değildir. 85 belediye başkanı ve aralarında Parti Meclisi üyeleri, il-ilçe yönetim kurulu üyelerinin de olduğu 2 binden fazla arkadaşımız son bir yılda tutuklanmıştır. Bu da HDP’ye yönelik sistematik bir siyasi tasfiye operasyonunun en önemli göstergesidir. Bunlar hukuki tutuklamalar değil, siyasi görüşlerimiz nedeniyle zorla alıkonulmadır. Ve TCK’nın 77. Maddesi’nde düzenlenen ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kapsamında zamanaşımına da tabi olmayan vahim suçlardır.

Bu bilgilendirmeyi göz önünde bulundurarak, HDP’ye yönelik yargılama süreçleri hakkında hukuksal değerlendirme yapmanızı, benim ve partimin görüşlerini, siyasi çalışmalarını desteklemeseniz bile hukuktan ve adaletten yana vicdanlı bir tutum sergilemenizi diliyorum. Selam ve saygılarımla…”

ayrıca seher isimli öykü kitabı da 16 eylül'de çıkacakmış. bu güzel oldu işte;
www.diken.com.tr #selahattindemirtaş
03.01.2018 02:37
hapiste yayınladığı "umutsuzluk yanarken" şiiri (104409) metin ve kemal kahraman tarafından bestelenmiş;
www.diken.com.tr
youtu.be
13.01.2018 00:40
‘cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçundan dört yıla kadar hapis cezası istemiyle Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yargılandığı davada dün ilk kez hakim karşısına çıktı. tutukluğundan 14 ay sonra yani.
www.diken.com.tr

HDP lideri, yargıcın, “Adresiniz?” sorusuna, “Türkiye Büyük Millet Meclisi” diye yanıt verdi.

Demirtaş ev adresiyle ilgili bilgi verirken de “Eşim burda o bilir” dedi. Cep telefonunu numarası sorulduğunda, “Dışarıda kaldı” ise diye yanıt verdi.

Demirtaş savunmasına, “Dokunulmazlıkla ilgili usulsüzlükler konusunda dair ara karar verilmeli. SEGBİS kaydı yapılacak ama bunların özet olarak tutanağa geçmesini istiyorum” diyerek başladı.

savunmasından öne çıkanlar;
Sanık sıfatıyla tutuksuz olarak yargılanmama rağmen tutukluluk şartlarında çıkıyorum.
14 aydır 20’den fazla dava dosyasında tek bir defa hakim karşısına çıkmadım. İlk defa hakim huzurunda savunma yapma hakkı buldum.
Üçü mahkemeniz tarafından toplam 97 duruşma yapıldı hakkımda. Tamamı gıyabımda gerçekleşti ya da SEGBİS dayatması yapıldı.
Bir milletvekilinin yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılması gerekiyor.
Bir vekilin savunma hakkı mahkemede değil Meclis’te başlar.
Hakkımız elimizden alındı.
Benim şu an en az Binali Yıldırım kadar dokunulmazlığım var. Peki beni nasıl yargılayabiliyorsunuz? Kaçmaya kalksam yakalamaya kalkmanız suç olur, çünkü dokunulmazlığım var.
Mustafa Şentop (AKP’li Anayasa Komisyonu Başkanı) dokunulmazlıklarımızın bu şekilde kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu itiraf etti. Konuyu AYM’ye taşımanız gerekir.
(Demirtaş sözlerinin sonunda ceketini çıkardı. İçinden çıkan yeleğe izleyicilerden ‘Vay yakışmış başkanım’ esprileri yapılınca gülerek eşini gösterdi) Başkanımın seçimidir… 
13.01.2018 17:39
bugumlerde seher isimli oyku kitabi kitap magazalarinda satilan eski siyasetci.
14.01.2018 00:10
hdp'nin kongresinde aday olmayacağını açıklamıştı. esasında eski değil esaret altındaki siyasetçidir. politik kimliği kaybolmadı neticede hasip'lere inat.
14.01.2018 03:59
eski siyasetçi, daimi terörist. hapiste hergün sikiyorlar bunu haberiniz yok. hahahaha.
entry girmek için giriş yapınız.
entrylerde "#" kullanarak etiketleme yapabilirsiniz.

kitap oku

"başlangıç"